Kitaptan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine
göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge
sanmak, gerçek deliliktir.O çağın kilise ve din adamlarıylada kitapta baya bi uğraşır.
"öyleyse soruyorum, kendisinden nefret eden adam başkasını sevebilir mi?
kendisiyle anlaşamayan kişi başkasıyla anlaşabilir mi? kendisinden bile
bıkmış usanmış kişi başkasına keyif verebilir mi? bana göre, insan
delilikten daha deli değilse bu sorular karşısında sadece susar..."
''deliliğini gizleyen insan,bilgeliğini gizleyen insandan daha
iyidir.nasılmış bakın,bilge hiç kimsenin kendisine benzemeyeceğini
düşünedursun,kutsal metinler bile açık kalpliliği deliliğe yükler.çünkü
vaiz'in 10.bölümde yazdığından,yani deli yolda giderken deli
olduğundan,herkesi de deli zanneder ifadesini ben böyle anlıyorum.yoksa
herkesi kendinizle eşit görmeniz fevkalade bir dürüstlük göstergesi
değil mi;ve herkes kendi itibarını arttırmaya bakarken,sizin kendi
meziyetlerinizi başkalarıyla paylaşmak istemeniz?işte bu yüzden o yüce
kral 30.bölümde böyle bir cümleyi sarfederken,kendisinin bu adla
anılmasından hiç utanç duymamıştır:insanların en delisiyim.putperestlere
vaazlar vermiş olan o paulus,corinthuslulara yazdığı mektupta,deli
sıfatını üstlenmekte hiç tereddüt etmemiştir:bir deli gibi
konuşuyorum,ama çok daha fazlasıyım,sanki delilik kendisini geçen olursa
çok büyük ayıp olacakmış gibi.''

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder